Yapay zeka kavramını kullanmadığımız cümle kuramıyoruz neredeyse. Tüm işleri, meslekleri etkileyeceğine, çalışma hayatını yeniden şekillendireceğine dair sayısız teori, varsayım ve tez var. Peki ya iş yapış biçimleri, yönetişim anlayışı nasıl etkilenecek? Daha doğrudan sorayım yapay zeka liderliği nasıl etkileyecek? Hangi özellikler liderlikte öne çıkacak?
Türkiye’den Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü’nün de aralarında bulunduğu, dünyanın en iyi 33 işletme okulunun üye olduğu Uluslararası İşletme Okulları Birliği’nin (CEMS) yeni yayımladığı araştırma bu sorulara cevap bulmayı kolaylaştırıyor. Çünkü araştırma yapay zeka çağında geleceğin liderlerini ayıracak en kritik unsurun insan muhakemesi, eleştirel düşünme ve etik karar alma becerileri olduğunu ortaya koyuyor.
Uluslararası İşletme Okulları Birliği CEMS’in kurumsal ve akademik partnerleri konumundaki çok uluslu şirketler ile önde gelen uluslararası üniversitelerin üst düzey temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanan raporun başlığı “Artırılmış Liderlik: Yeni Nesil Zeka Çağında Liderlik”. Raporda üretken yapay zeka araçlarının verimlilik ve yaratıcılığı artırma potansiyeline sahip olduğunu kabul edilirken, bu araçlara aşırı bağımlılığın işverenlerin en çok değer verdiği yetkinlikleri zayıflatabileceğine dikkat çekiliyor. Rapora göre yapay zeka, bir “otopilot” değil; teknolojinin insan içgörüsünü güçlendiren bir “yardımcı pilot” olarak konumlandırılması gerektiği aktarılıyor. Görünen o ki bize sunulan “yapay zeka aracını” kullanabilme kapasitemiz, kendi yetkinliklerimiz üzerinde ne kadar çalıştığımıza bağlı. Burada da önemli olan kendimize sorduğumuz sorular “Yapay zeka işimi daha iyi yapmama nasıl katkı sağlar?” sorusu da kritik öneme sahip.
Raporda altı çizilen önemli bir nokta da yapay zekanın bir ekip arkadaşı ya da meslektaş olmadığı ve insan muhakemesinin yerini alamayacağı. Ancak hepimiz için çarpıcı olması gereken bir sonuç da geleceğin liderleri için asıl riskin, teknolojik rehavet ve yapay zekaya aşırı bağımlılık uyarısı! Uzmanlara göre, düşünme ve karar alma süreçlerini tamamen yapay zekaya devretmenin uzun vadeli sonuçlarından biri de bireysel yetkinliklerin aşınması olabilir.
İş dünyası ve eğitim ekosistemi için net bir yol haritası sunan CEMS raporu, liderlerin, yapay zeka araçlarını yalnızca kullanmakla kalmayıp bu teknolojilerin nasıl çalıştığını ve hangi sınırlara sahip olduğunu da anlaması gerektiğini sonucunu da ortaya koyuyor. Karar alma süreçlerinde insan muhakemesini merkeze almak, yapay zekadan alınan çıktıları eleştirel bir süzgeçten geçirmek ve düşünceyi önce yapılandırmak, etkili liderliğin temel unsurları arasında.
Kısacası yapay zekadan kaçmamız mümkün değil, akıllıca da değil. Çünkü sorumlu kullanımı halinde yapay zeka insan potansiyelini güçlendiren, yaratıcılığını artıran, zaman kazandıran, yaşam kalitesini yükselten birçok avantajı da beraberinde getiriyor. Ancak aşırı bağımlılık, hiçbir süzgeçten geçirmeden, analiz etmeden kullanım çeşitli sorunları da içinde barındırıyor. Bu nedenle kişinin kendisine yatırım yapması, analitik bakış açısını geliştirirken değer yargıları ve etik anlayışını oturtması, bireysel yetkinliklerini güçlendirmesi hala en baskın liderlik özellikleri arasında olmaya devam edecek gibi görünüyor.











